Make your own free website on Tripod.com


DOÇ.DR. CEMİL GÜRGÜN - Kardiyoloji Uzmanı

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Tel: 0232 3904001-111/112/177

Faks: 0232 3903287 ------ E-mail: cemil.gurgun@ege.edu.tr


ÖZGEÇMİŞ

RESİMLERİM

Cemil Gürgün 2005 TKD ÖDÜLLERİ

ESERLERİM

KALP YETERSİZLİĞİ

KOLESTEROL VE DİYET

SİGARA VE SAĞLIK

ŞİİRLERİM

BEYİN TÜMÖRLERİ

EGE ÜNİVERSİTESİ

TURK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ

TIP MİTOLOJİSİ

FAYDALI LİNKLER

webmaster:Sibel Koçarslan

/

/

.

GÜNÜMÜZDE KALP VE DAMAR HASTALIKLARI


Son yıllarda, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp ve damar hastalıkları giderek artmaktadır. Kalp hastalıkları ölümcül olabilmesi nedeniyle toplum sağlığını tehdit eden en önemli hastalıklardandır. İleri yaşlarda olanların, “eskiden bu kadar kalp hastası bilinmezdi, şimdi neden çok görülüyor?” dediklerini çoğu kez şahit olmuşuzdur. Gerçektende çok değil bundan 30-40 yıl öncesinde de kalp hastalıkları ve bunlara bağlı ölümler vardı, ama günümüzdeki kadar fazla değildi ve sınırlı teknolojiyle insanların neden öldüğü tam olarak bilinemiyordu. Genelde “aslında görünürde bir hastalığı yoktu ama vadesi geldiği için öldü” ibaresi sıkça söylenen bir sözdü. Acaba kalp hastalıkları neden bu kadar arttı? Bu sorunun cevabı insanlarımızın geçmişteki yaşantıları ile bugünkü yaşantıları arasındaki farklılıkta yatmaktadır. Son yıllarda ülkemizdeki teknolojik ve sosyo-kültürel alanlardaki değişimlere paralel olarak insanlarımızın yaşam şekillerinde değişiklikler olmuştur. Öncelikle beslenme alışkanlıkları kısmen de olsa değişmiştir. Geleneksel, Anodolu’ya özgü beslenme alışkanlıklarına batı toplumunun diyetsel özellikleri ilave olmuştur. Örneğin eski insanlarımız daha çok bedenen tarlada, bağ ve bahçede çalışırlarken genelde sabahları ve akşamüzeri yedikleri akşam yemeği ile günümüze göre daha az kalori almakta ve daha çok fiziksel güç harcamaktaydılar. Vücutları aldıkları tamamen doğal besinleri, et veya yağ da olsa kolayca sindirebilmekteydi. Genelde bir yerden bir yere giderken yürüyerek gitmekte, ev işlerinde çalışırken daha çok hareket etmekteydiler. Günümüzde ise insanların öğün sayıları ve bir öğünde yedikleri yemek miktarı ve çeşitleri artmıştır. Yemeklerde ise katkı maddeleri içeren katı yağlar ile hormonlu ve doğal yapısı bozulmuş hazır gıdalar tüketilmektedir. Çocuklarımız batı toplumunun diyeti olan hamburger, kola, cips ve şekerlemeler tarzında abur cubur diye adlandırabileceğimiz sağlıksız gıdalara reklamlarında katkısıyla özendirilmektedir. Günümüz insanı işlerini daha çok makinelerle yapmakta, masa başında, televizyon veya bilgisayar karşısında daha çok vakit geçirmekte, bir yere giderken motorlu taşıtları kullanmaktadır. Bu durumlar ise insanları hareketsizleştirmekte, kilo almayı kolaylaştırmakta ve daha çok dengesiz beslenmeye yol açmaktadır. Sigara içimi de toplumumuzda hızla artmış ve kadınlar arasında da yaygınlaşmaya başlamıştır. Eski insanların dünyadan beklentileri ile şimdiki nesillerin amaçları da çok farklılaşmıştır. Bu durumda yeni nesiller daha çok başarılı olmak, daha çok kazanmak ve hayatlarını daha iyi devam ettirebilmek için çok daha fazla çalışmak zorundadırlar. Bu da çağımızın sorunu olan stres faktörünü yaratmaktadır. Tüm bu durumlar kalp ve damar hastalıklarının en sık nedeni olan damar sertliğine zemin hazırlamaktadır. Damar sertliğine neden olan en önemli faktör kan yağlarından biri olan kolesterol fazlalığıdır. Kolesterol aynı zamanda vücudumuzun en önemli yapı taşlarındandır. Ancak kanda normalden fazla bulunursa damar duvarında birikmekte, eğer kişide ailesel yatkınlık, sigara kullanımı, tansiyon yüksekliği ve şeker hastalığı da varsa damarlarda daha hızlı zedelenme yapmakta ve zaman içinde damarları tıkamaktadır. Damar sertliği vücudun tüm damarlarını tutabilir. Kalbi besleyen koroner damarların tıkanmasıyla oluşan koroner kalp hastalığı damar sertliğinin neden olduğu en tehlikeli hastalıktır. Koroner damarların tıkanmasıyla kişide kalp krizi, kalp yetmezliği ve ani ölümler görülebilir. Koroner kalp hastalığına neden olan başlıca faktörler:

• Yaş (erkeklerde 45 yaş sonrası, kadınlarda 55 yaş sonrası veya erken menopoz)
• Kan yağlarında yükseklik (kan kolesterolü normali = 200 mg/dl)
• Sigara içmek
• Tansiyon yüksekliği (normali = 120/80 mmHg, ya da büyük 12 ve küçük 8 olarak bilinir)
• Şeker hastalığı (normal açlık şekeri 110 mg/dl altında, normal tokluk şekeri 140 mg/dl altında)
• Ailede kalp hastalığı olması
• Kilo fazlalığı ve strestir.
Bunlardan yaş ve aile faktörünü değiştirmek kişinin elinde değildir, ancak diğer faktörleri uzaklaştırarak kalp hastalığından korunmak mümkündür. Kalp sağlığınız açısından aşağıdaki önerilere uymanızı önemle tavsiye ederim:
1. Yemeklerinizde katı yağlar yerine bitkisel sıvı yağları tercih ediniz. Her gün taze sebze, yeşillik ve meyveyi öğünlerinizde mutlaka bulundurunuz. Et tercihi olarak beyaz et ağırlıklı besleniniz. Beyaz et olarak balığı daha çok tercih ediniz, kırmızı eti ölçülü miktarda yağsız olmak kaydıyla ayda birkaç kez ve sebze ile birlikte tüketiniz. Eğer kalp hastalığınız varsa et diyetiniz mutlaka doktor kontrolünde düzenlenmelidir. Ceviz, fındık, ve badem gibi yiyeceklerde damar sağlığı açısından yararlı yağ asitleri bulunduğundan günde üç-beş taneyle sınırlı az miktarda yenmesi faydalı olabilir.
2. Yemeklerde mümkün olduğunca az tuz kullanınız, kendinizi az tuzlu yemeğe alıştırınız.
3. Sigara içmeyiniz, içiyorsanız bırakınız. Sigaranın içilen miktarı, cinsi önemli değildir, kalp hastalığı açısından tüm tütün türevleri sakıncalıdır.
4. Vücudunuzu hareketlendiriniz, düzenli egzersiz ile damarların elastikiyeti artar, tansiyon, kan yağları ve şekerinde düşme sağlanır. Günde 30 dakika yürüyüş yapılması en kolay egzersiz türüdür.
5. Kilo almayınız eğer fazlalığınız varsa mutlaka ideal kilonuza zayıflayınız
6. Mümkün olduğunca stresten uzak bir yaşam sürmeye özen gösteriniz, düzenli uyku alışkanlığı edininiz.
7. Kalp hastalığı açısından yukarıdaki risk faktörlerini taşıyorsanız; tansiyonunuzu, kan şekeri ve yağlarınızı kontrol ettiriniz.

Sağlıklı ve mutlu bir ömür geçirmenizi temenni ederim.

Doç. Dr. Cemil Gürgün

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi

Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi



YAŞAM

                                         Yaşam bir şarkıdır, o şarkıyı söyleyin
                                         Yaşam bir oyundur, o oyunu oynayın
                                         Yaşam bir savaştır, güçlüklere gögüs gerin
                                         Yaşam bir düştür, o düşleri gerçekleştirin
                                         Yaşam fedakarlık yapabilmektir, herkese sunun
                                         YAŞAM SEVGİDİR, TADINI ÇIKARIN......
                                                                                                     PEARL




ARAMA.CC

www.SENBUL.com Aradur.com | Arama motoru